Benim hikayem pek çoğumuz gibi çocukluğuma dayanıyor. Ailemin beklenen kızı ,3. çocuğu olarak doğdum. Her zaman tombikçe giden ama aşırı kilosu olmayan bir çocuktum. Akranlarımdan farkımı ilkokul yıllarında eşofman almamız gerekince anlar gibi oldum. O yıllarda böyle her yer kıyafet dolu değil.Çok zor bulmuştuk.Daracıııık birşey olmuştu en büyüğü bile. :( Ama henüz ciddiyetinin farkında değildim hiçbirşeyin. Annem nefis yemekler yapan,ziyafetler veren,evinden her an misafir eksik olmayan bir Osmanlı kadını.Onca güzelliği yapıp,gözümün içine bakardı yemeyeyim diye.
Kilo sorunu lisede biraz daha belirgin olmaya başladı ama arkadaşlarım 60 kiloysa ben de 75-80 civarıydım en fazla. Yani uç noktada değildi henüz. Üniversitede ailemden ayrı yaşadım,sık sık görüşerek. Kilo artmaya başladı anne kontrolünden çıkınca ,üniversiteyi bitirirken 95i gördüm. O yıla kadar spor ,diyet ,akupunktur,hipnoz hep hayatımdaydı.Samsundan İstanbula hipnoza gittik annemle.
Ailem o kadar üzülüyordu ki halime,her duyulan şey umut oluyordu hepimize. Üniversiteden sonra Ankarada bir akupunktur doktoruna gittim. Ölümcül bir diyetle ve akupunkturla 24 kilo vererek 72 kilo oldum. Günde 2 saat yürüyüş ve kuş kadar yiyecekle. Bir süre sonra durduk yere et kokmaya başladı burnuma. Herşeye açım,irade bir yere kadar. 42-44 beden giyer oldum ama mutluluğum kısa sürdü. Normale döndüğüm an kilo almaya başladım ve aldım. 92-93 yılında Ankara Gatada bir hocaya mide balonu taktırdık. Mide balonu benim için balon oldu.O zamanki bilinç seviyemle sandım ki balon beni durdurmak zorunda,kilo verdirmek zorunda. Olmadı veremedim. 6 ay sonra verdiğim 6 kiloyla mide balonuna veda ettik.
Sonra İstanbul macerası. 93 yılında İstanbula taşındım,sevdiğim adamla evlendim. 112 kilo ile düğün öncesi 102ye düştüm ve en güzel olmam gereken zamanda kilolu bir gelin olarak giydim gelinliği,bu hep içimde kaldı. Ne video çektirdim ne bir şey ,sadece fotoğraf.Bir nikahla geçiştirdik.İlçemizdeki ikinci nikahtı bu. Derken kilolara kilolar eklendi. Bir ara 170 kiloyu gördüm ,bilmiyorum ne zaman. Bu süreçte hep aldım verdim.2 defa Kuşhan kliniğe gittim,sakıncalarını,uzun süre olamayacağını bilerek,bir umut diyerek. :(
Akupunktur, spor , diyet ,zenical ,redüktil , psikiyatrist,gene akupunktur,sağlık merkezi,diyetisyen,endokrin,üniversite hastaneleri , Herbalife vs vs, Türkiyede sayamadığım yöntem de varsa hepsini denedim. Defalarca. Herbalife ile 3 ayda 24 kilo verdim ama bir çıkışsız yöntem de o,herşeyden mahrum 2 öğün sıvıya karıştırdığın içecek bir öğün kahvaltı ile ne kadar sürdürebilirdi ki. Böyle inişli çıkışlı bir hayat. Artık normal insanlar gibi yapamıyordum hiçbirşeyi. Hiç abartmıyorum attığım 5. adımda nefes nefese kalıyordum. Yine de bu haldeyken okulumda öğrencilerim için Avrupa Birliği projesi yaptım ve Parise götürdüm onları iki defa. Ne cesaret. Adım atamıyorsun ve gencecik çocuklarla birlikte yola çıkıyorsun kendini zorlayarak. Arkadaşlarım çok destek çıktı her zaman. Öğrencilerime binlerce teşekkür.Kimse ne yüzüme ne arkamdan ne ima edecek şekilde kilomu yüzüme vurmadı,en ufak bir şey hissettirmedi bana.Çünkü o kadar kolay ki onların yüzünden anlamak hislerini.
Yıl 2005 ( bu arada bir hamilelik geçirdim ve 4.5 aylıkken bebeğim gelmekten vazgeçti ve erken doğdu .) Günler böyle geçerken , asla olmaz dediğim birşey oldu ve evliliğim sona erdi.Kilo 145. 2 yıl ilaç alarak ,depresyonu atlatmaya çalışarak,kabullenmeye çalışarak geçti. Spor en büyük yardımcım oldu bu dönemde.Çünkü kimseyi görmek,kimseyle konuşmak istemiyordum.Okuldan eve gelip direkt uyuyordum gecenin yarısı uykudan sızıp odama gidene kadar.Boşanmaya karar verdiğimiz gün doktora gittim ve diyete başladım. Çok sevgili bir doktordu o da ,kulakları çınlasın. Diyete başlamam boşanmayla ilgili değildi ,öyle denk geldi,ama bana acaip destek oldu doktorum. O devrede çok kilo veremedim.
2008 yılına geldiğimde hala ne yapmalıyım derdindeyim çünkü artık adım atmakta zorlanıyorum.Ne giysem çuval gibi oluyor,aynaya bakmaktan nefret eder hale geldim. Ya öleceğim ya öleceğim dahası yok. Derken bir şekilde Antalyada bir hocanın mide bypass ameliyatı yaptığını öğreniyorum. Daha önce kelepçe ameliyatına karşı çıkan doktor akrabalar araştırıyor ve diyorki olabilirsin. Hocayla görüşüyor ve gitmeden gerekli tahlilleri yaptırıyorum. Tahlilleri İstanbulda yaptırıp alıp gideceğim gene anacığımla Antalyaya.
Derken abimin eşi karşı çıkıyor ,bir yandan tahlilerimi yaptırıyor ama içine sinmiyor. Kelepçe taktırsan,bu büyük bir ameliyat diyor. Doktor arkadaşlarıyla konuşuyor ve Çapada Profesör Alp Bozboraya kelepçe ameliyatı oluveriyorum 2008 Ağustosta. İlk 8 ayda 45 kilo veriyorum.112 oluyorum. Dolumla ilgili sorunlar,yaklaşımda gördüğüm bazı yanlışlar sebebiyle doktorumu değiştiriyor ve kusmaktan uyuyamaz halde sevgili doktorum Murat Üstüne başvuruyorum. Bir ilke örneği göstererek önce doktorunuzla görüşün diyor,telefon açtırıyor bana doktoruma vs vs .Derken ben artık doktorumu buluyor ve Murat Üstünün peşinden ayrılmıyorum. :)
Kelepçe ile kurallara da olabildiğince iyi uymakla birlikte 45 kilo verdikten sonra önce sabitliyorum ,sonra da 15 e yakın kiloyu geri alıyorum. 1 sene direniyorum başka ameliyat olmamak için. Ama bakıyorum kilolar geri geliyor.Ve ver elini son çare yeni bir ameliyat. Bu defa daha büyük bir ameliyat. Aynı anda safra kesem alınıyor,reflü ,mide fıtığı düzeltiliyor, kelepçe çıkıyor ve mide bypassa geçiş yapılıyor. 8-9 saat süren zorlu ameliyat. 125le ameliyat oluyorum. 1 yılda 30 kilo gidiyor. Şu an 95 kiloyum.
Ameliyatım asla okuduğum hiç bir sıkıntıyı yaşamadan geçti.Sadece 2 ay süren bel ağrısı oldu ,o da popo büyüklüğünden dolayı bel kavisinden oluştu,uzun süre düz yatınca masada. Hayatım hiç ama hiç hayal edemeyeceğim kadar değişmiş durumda. Mutluyum,gelecekten umutluyum.Daha mutlu olacağımı sanıyorum :) İstediğim kıyafetlerin çoğunu giyebiliyorum. Vermem gereken bir 30 kilo daha olduğu için hala pantolon giyemiyorum ama giyeceğim. :) Hatamı biliyorum,az hareket ediyorum.Hala ödüm patlıyor hareket ederim de kilolar gider diye. Bu günüme ,doktoruma binlerce teşekkür ediyorum.Beni hep sevgisiyle,ilgisiyle,bilgisiyle sarmaladı.Dostluğu ,varlığı için teşekkürler.Sevgili ailesine Allah kötü gün göstermesin doktorumun.
- özüm's blog
- Yeni yorum ekle
- 386 okunma
Söylemeyi unutmuşum. 1990-91 de tansiyon yükselmesi belrileniyor ve ilaç kullanmaya başlıyorum. Yıllarca günde 2 ilaç kullandım ve tansiyonum 12-13 bazen 14 oldu,aradaki yükselmeleri saymazsak. 2 ilaçla bu kadar kontrol altında tutulabilen tansiyon,kiloların bu kadarı gittiğinde tersine döndü. Uzun süredir tansiyon ilacı kullanmıyorum,çünkü şu anda tansiyonum 9-6 civarı gidiyor.
Yine atladığım bir şey kilolardan dolayı geçirdiğim iki menisküs ameliyatı. İşin kötü tarafı tüm sıkıntısını çekmeme rağmen,çekilecek MR için yer bulamamamış olmama,sizin kilonuzda çekemeyiz masa kaldırmaz demelerine rağmen ben kendime gelmedim o dönemde. Bilinçsizlik diyorum ben buna.Başına ne geldiğini bile bile,aynen yemeye devam.Belki öğrenilmiş çaresizlik,yaptığın onca diyetten başarısız çıkmak,başarsan da aynen geri almak öğretti bu çaresizliği.
Peki şu anda nasılım ? Yıllardır uğraştığım kilo problemi,denediğim onca yöntem , önce kelepçe ameliyatı sonra bypass ameliyatı ,verdiğim onca kilo , 170 ten 95 e gelen bir kilo öyküsü, çuvaldan şu anda bazen Medium bedene, bazen 46-48-50 beden giren ben halimden memnun muyum ? Henüz hayır. :( Çünkü katettiğim onca yola rağmen başaramadığım bir şey var. Hareketi hayatıma sokamadım. Günlük yediğim şeylerde sebze meyve hala çok fazla değil. Az kalori almaya uğraşarak en azından kilomu sabit tutuyorum ama vermem gereken son 25-30 kilo hala benimle. Kıyafetliyken fena görünmüyor ama eşofmanla görüntü hala binici pantolonu giymiş gibi :( Toplanması gereken derileri saymıyorum.Kilo verişim bittikten sonra mecburi estetik ameliyatlar var. Bakalım ne yapacağım.
Merhabalar öncelikle sizin azminize hayran kaldım gerçekten. 2 yıl önce veremediğim kilolar ile ilgili kelepçe ameliyatı geçirmeyi düşündüğüm de kelepçe kardeşliği sitesine üye olmuştum ve ilk orada sizin yazdıklarınızı insanlara nasıl moral verdiğinizi görmüştüm ancak oğlum ufak olduğu için karar verememiştim. Şimdi de mide katlama ameliyatı için Murat beyi düşünüyorum aslında karar da verdim maddi anlamda kendimi ayarlamaya çalışıyorum. 2 yıl sonra sizi burada hala insanları rahatlatan yazılarınızla ve harika görüntünüz ile görünce çok sevindim. Sizi tanımıyorum ama içinizde pırlanta gibi bir kalp taşıdığınızı düşünüyorum neden se :)) bu arada 94 kilodaki resminizi gördüm ve harika görünüyorsunuz. Hayat inşallah size de sizin ona gülümsediğiniz gibi gülümser. Bu arada burada günlük gibi yazılmaya başlanan ameliyat sonrası yazıları belirli bir süre sonra sonlandırılıyor. Ameliyat olan arkadaşların bu gün neler yaşadıklarını da merak ediyoruz umarım çoğu kişi tekrar yazmaya başlar. Biz sessiz taraftakiler yazılanların çoğunu okuyoruz gerçekten.Bazı şeylere karar vermek yazılanları okuduktan sonra daha kolay oluyor. Kendinize iyi bakın ve yazmayı hiç bırakmayın lütfen. Nesrin
Sevgili Kaderdaşlarım,
Yaklaşık 4 senedir öğrendim ki, pek çok arkadaşım sessiz kalıp sadece izlemeyi tercih ediyor,yazacak birşeyi olmadığını düşünerek.( Bence yanlış,çünkü hepimizin bir hikayesi var. ) Ama bilmeliyiz ki bu sayfalarda okuduğunuz hikayeleri buraya dökmek o kadar kolay değil. Yıllarca kimseyle paylaşmadığınız,bazen kendinize bile itiraf edemediğiniz pek çok duyguyla yüzleşip ,içimizi sizlere döküyoruz. Sebep ne ? YALNIZ OLMADIĞINIZI HİSSETTİRMEK. Birlikten güç çıkar.
Hepimiz okuduğumuz her hikayede kendimizden bir parça bulmuyor muyuz ? Benim kendi adıma bir ricam var. İnsanlar bu kadar içini döktüğünde,karşınızda bir anlamda çıplak ,savunmasız çıkmayı göze aldığında,yazısının altına iki satır not düşmek,sesinin havada yankılanmadığını,duyulduğunu göstermek ve ufak da olsa bir ses vermek.Ben her okuduğum hayt hikayesinde hala ağlıyorum,içtenliği hissederek,çaresizliği duyarak.
Ben bir öğretmen olarak tek taraflı iletişime sıcak bakamıyorum. Duvara konuşacaksam susayım daha iyi,hiçbir yere ulaşmıyorsa sesim diye düşünüyorum. Hatalıysam lütfen siz de fikrinizi belirtin en azından.
Daha kalabalık olduğumuzu burada görmek istiyorum,çünkü eminim yüzlerce ,binlerce kalp aynı şeyler için çarpıyor.





