Merhaba arkadaşlar,yazmayı başarabilirsem eğer ,otobiyografimi sizlerle paylaşmak istiyorum.İnşallah okurken sıkılmazsınız.Hayatımı yazsam roman olur derler ya ,işte bu da öyle bir şey.Burada anlatmak istediğim kilo problemlerinin altında psikolojik sebepler olup olmadığı,bunu hep tartışırız.Kilo alırken hatanın nerde, olduğunu okurken sizler karar vereceksiniz……
Anne ve babam, özlemle beklediği ilk bebeklerine evliliklerinin onuncu yılında nihayet kavuştular.Yıl 1972 Ağustos ve ben Ordu’da küçük bir kasabada dünyaya gelmişim.Dedem,on yıl sonra doğduğum için bu Allah’ın bize bir nimeti diyerek, adımı Nimet vermiş.Ama bu mutluluk uzun sürmemiş.Ben altı aylık bebek iken babam, motosiklet kazası sonucu vefat etti.Ailem yıkılmış,on yılın sonunda gelen mutluluk, bu kadar kısa ve hüzünlü mü bitecekti.Yine Allah büyüklüğünü göstererek, onlara bir mucize yaratmış.Babam giderken geride ,onlara bir hediye daha bırakarak gitmiş.Babamın vefatından dokuz ay sonra bir erkek kardeşim dünyaya geldi.Ona babamın adını verdiler ve bütün ilgi onun üzerinde toplandı.Kalabalık bir aile ortamında dedem,babannem,amcam,yengem,çocukları annem ve kardeşim hep birlikte yaşadım.Dedem,1,90’dan uzun boylu,otoriter, üzerimize titreyen ve bir bakışıyla bizi korkutan, iri yapılı kanatlarının altında büyüdüm.Onu babamın yerine koydum ve ona hiç dede demedim,o bizim babamızdı.Dedemi altı ağustos günü kaybettik ve en acısı, o gün benim doğum günümdü.
İlk,orta ve lise hayatım daha sonra ilçe olan küçük bir kasabada geçti.Fazla kilo problemim olmadı.Hayatım boyunca hiç zayıf olduğumu da hatırlamıyorum.1,68 boy ve 70-73 kiloyla balık etli diyebileceğimiz bir genç kızlık dönemi geçirdim.Çok okumak istememe rağmen,ailemin isteği ile onsekiz yaşımı doldurduğumda evlendim.Eşim polis memuruydu ve uzaktan akrabaydı.Genç kızlık hayallerimi bırakıp onunla adının gurbet olduğu, yabancı ellere gittim.Ondokuz yaşımda kızımı kucağıma aldım.Bu yaşlarda da en fazla 86 kiloya kadar çıktım.Eşim çok anlayışlı,vefakar,saygılı ve sevgi dolu bir kişiydi.Ama bu mutlulukta uzun sürmedi ve evliliğimin ikinci yılında ona lösemi teşhisi kondu.6,5 yıllık evli iken onu kaybettik ve ben yirmibeş,kızımda beş yaşındaydı.Eşimin hastalık evrelerinde psikolojik olarak kilo almaya başladım ve tartıda 100 kiloyu gördüm. Sonra rejimle 15 kilo verdim. Çünkü ben moralim bozuk olunca hep yemek yerim .Şu an bile canım sıkılsın ne zaman mutfağa gittiğimi ,dolabı açtığımı anlamam.Kendime geldiğimde elimde içi boş bir tabak olur.O zaman pişmanlık duymaya başlarım.
Asıl kilo maceram bundan sonra başlıyor.Kızımla tek başımıza hayat mücadelesi verirken nasıl olduğunu bile anlamadan 124 kilo oluvermişim. Bu gidiş ne ,sen nereye gidiyorsun dedim.Bunun önünü kesmen lazım diye, kendi kendime söylendim.Çünkü hayattan heves almayan ,psikolojisi bozuk,depresyonda, içine kapanan ben birden uykudan uyandım.Bu arada zayıf olan kızım,o da bu durumdan etkilenmiş olacak ki zamanla o da kilo almaya başladı.Rejimle bunun olmayacağına kanaat getirmiştim.Direk nete girip kelepçe ameliyatı ile ilgili araştırmalara başladım.Diğer ameliyat türlerini ,aklıma bile getirmedim.Önce obezite yardım grubunu buldum.Tam kafaya taktığım için, fazla beklemek istemiyordum. Okudummmmm,okudummmm hemde sabahlara kadar. Bu arada Murat bey hakkında da güzel bilgiler aldım.Hemen onu aradım ve kafama takılan sorulara cevap aradım.Sağolsun beni bu konuda aydınlattı.Ameliyatı nerde ve kime olacağıma bir türlü karar veremiyordum.İstanbul,Ankara benim için uzaktı,kontrollerime nasıl gidecektim.Foruma yazdım,Karadeniz bölgesinde bu ameliyatı yapan doktor varmı? Sağolsun Adnan bey,sesime cevap verdi.Karadeniz'de bu ameliyatı yapan dokor var.Hemde sitemizde bu ameliyatı olan bir hastasıda üye dedi.Nasıl sevindim anlatamam.Hemen kendisiyle irtibata geçip, gerekli bilgileri aldım.Bu arada ailemede danıştım.Kimse ol yada olma demedi,bana bıraktılar.Ben ertesi gün Samsun’a gittim ve doktoru buldum.Gerekli tetkiklerden yapıldı, iki ay sonunda 17 temmuz’da doktorumun da 17. hastası olarak ameliyatımı oldum.Büyük cesaretti bu ve benim yaşadığım ilçede bir ilkti.Herkes daha sonra duydu ve bana, sen kafayımı yedin nasıl bir cesaretle yaptın dedi.Hiçbiri umurum da değildi.Ben bu yola çıktım iyisiyle kötüsüyle ,başıma ne gelecekse gelsin diyordum.Ameliyatımda hiçbir sorun yaşanmadı,laparoskopi oldum.Üç gün hastanede kaldım eve geldiğimin akşamı komşuda düğün vardı, ona bile gittim..Ben diyet yapmayı sevmeyen biriyim,en büyük hatam bu.Hiç diyet ,spor yapmadan iki yılda 32 kilo verdim.Sonra her şey durdu ve tersine dönmeye başladı.Bir yılda tam 13 kilo aldım.Doktora kontrollere gidiyorum,sorun yok diyor dolum yapıp eve salıyor.Bir yılda altı kez kontrole gitmeme rağmen, kilo alma hızım durmadı.Bu forumlarda paylaşımların, o kadar faydası oluyor ki artık bilinçleniyorsun.En son gidişimde doktoruma ben, kaçak filan olmasın kontrol edermisin dedim.O da tamam bakalım dedi ve kelepçemde kaçak olduğu ortaya çıktı.
Sonradan anlıyorum ki doktorum, iyi hoş güzel ameliyat yaptı eline sağlık ama ameliyat sonrası evreler için tecrübesi azdı.Bir yılım boşa gittiğine mi yanayım ,o aldığım kilolar tekrar verilecek,başa döndüğüme mi yanayım.Geçtiğimiz temmuz ayında tekrar ameliyat oldum.Kaçak Allah’tan porta yakın yerdeymiş ki düzeltildi.Kilo alışım durdu artık almıyorum ,ama diyet ve spor yapmadığım içinde veremiyordum.Bu yola bir hevesle çıktım ve yarı yolda kalmak istemiyordum.Şimdi diyetimi sporumu yapmaya başladım.Kilolarda yavaş yavaş gitmeye başladı.
Bu ameliyat, benim için bir umuttu ve bu umut ışığının peşinden koşmak istedim.Kilo problemi olan arkadaşlar ,kaderinize razı olmayın.Umudunuzun peşinden koşun,obezitenin bir hastalık olduğunu unutmayın.Maddi gücünüz varsa tedavi olun,yoksa sesinizin bir şekilde birilerinin duymasını sağlayın.Obezite kaderiniz değil bunu asla unutmayın.Sevgilerimle……
- CEMREM's blog
- Yeni yorum ekle
- 319 okunma





