Heybemdekilerden

Kullanıcı girişi

Hemen Şimdi Arayalım !

Anket

Sağlınıza Gereken önemi gösteriyor musunuz ?:

Son Eklenen Resimler

Kimler Yeni

ebruizm_ kullanıcısının resmi
esin keskin kullanıcısının resmi
ysmmnv kullanıcısının resmi
airmax1234 kullanıcısının resmi
zrisichen kullanıcısının resmi
merve ulus kullanıcısının resmi
dido gül kullanıcısının resmi
ebru kullanıcısının resmi
suygun kullanıcısının resmi
leptospira kullanıcısının resmi
derya kullanıcısının resmi
kediframb kullanıcısının resmi
NESTEREN kullanıcısının resmi
hayat kullanıcısının resmi
Ada kullanıcısının resmi
AYŞE BİÇİCİ kullanıcısının resmi
DERYADENİZ kullanıcısının resmi
sevgininazmi kullanıcısının resmi
kzypst kullanıcısının resmi
ufuk kullanıcısının resmi
ZEHİRLİZAKKUM kullanıcısının resmi
nur kullanıcısının resmi
esmer01 kullanıcısının resmi
hilmi k. kullanıcısının resmi
mucize kullanıcısının resmi
cesaret kullanıcısının resmi
kediruhlu kullanıcısının resmi
aysel kullanıcısının resmi
mell kullanıcısının resmi
ÇİĞDEM AKBABA kullanıcısının resmi

En Çok Tıklanan Yazılar

Son Yorumlar

Arşiv

Bu Yazıyı İstersen Facebook'a Yada Twitter ' a Gönder

Bu Yazıyı Ne Kadar Beğendin ??

Senin Oyun : None Genel Ortalama : 5 (7 votes)
Melda Karaoğlu kullanıcısının resmi

"Bir dirhem et, bin ayıp örter"derler. Örter örtmesine de ağır gelir sahibine. Örttüğü sadece ayıplar değil, arkasına gizlenmiş koca bir heves. ukde de vardır. Çocukken iyi hoştu da her şey, ne zaman genç kızlığa adım attım o zaman anladım sadece ayıbımı örtmediğini dirhem dirhem etlerimin. Üstelik örtülecek bir ayıbım da yoktu meydanda. Bir gün oturup uzun uzun düşündüm, hatta hastayım dedim işe gitmedim yataktan çıkmadın iki gün boyunca düşündüm. Benim hikayem neydi?

Hatırladığım kadarı ile babamda dirhem dirhem etleri vardı, onunki çoktu, örtecek çok ayıbı vardı. Baba tarafından gelen bir genetik kilo alma potansiyelim var. Onun haricinde ilkokul çağlarımdan itibaren kullanmak zorunda kaldığım antidepresanların hızla kilo almamda bir etkisi varmı, onu hala bilmiyorum maalesef. Babasız bir ev, enkaz bir anne iki kız çocuğu.Hayat mücadelesi, büyüyoruz ölmedik öleceğiz derken, düzensiz beslendik hali ile. Yada beslenemedik. Böyle böyle derken orta okulda gözle artık balık etli bir genç kız adayı olmuştum. Tabi ki kimse bana dur demedi. Ailemde kimsenin beni görecek gözü yoktu zaten. Gelen uyarıları da dikkate alan olmadı, yada almak istediler de.. şartlar diyelim :)

Ortaokul su gibi akıp geçti, geldik mi lise yıllarına. Eğitimimizin dönüm noktası olan lise seçiminde yine benim hiçbir fikrim alınmamış, birileri kendi korkuları yüzünden garanticilik yapmış ideallerimi ellerinin tersi ile itmiş ve beni istemediğim bir mesleğe yöneltmek için adım atılmıştır. Ailemin bana uygun gördüğü! bir liseye yazıldım. Yinede ben okuma aşkı ile tıngır mıngır okuluma gidecektim. Okul olsundu ne olursa olsundu. Bu zamana kadar çevremizde ki eş dost akraba, benim bu hızla kilo almam karşınsa ailemi sürekli olarak uyarıyor ama bir türlü kılını kıpırdatan olmuyordu. Sadece sevgili anneciğim, benim yemeklerimi kısıtlıyordu.(Evimizde yemek pişmezdi, annem ruh sağlığı dolayısı ile yemek kokularına karşı hassastı yapamazdı.Genelde kahvaltı türü besinler tüketirdik) Annem onları da kıstıkça, evi bize yakın olan babaanneme kaçar orada karnımı bir güzel doyurur, birde evde aç kalacağım korkusu ile depo niyetine üstüne dahada yerdim.

Lisede bu kilo işleri öyle orta okuldaki kadar kolay olmuyor. Ortaokulu bitirdikten sonra insanın gözü açılıyor sanırım. Ortaokulda daha çocuk olan biz lisede, başka bir insanın fiziki şartları ile alay edip insanları kırabilecek kadar bencilleşiyoruz. Çoğu kişilerin ilk aşkı olur lisede, benim hiç olamadı.Çünkü bana lükstü. Okul arkadaşlarım biriyle alay edecekleri zaman bile benim üzerimden yaparlardı. Bak xxx senin ki geçiyor. Sanki kilolu bir insanlar birlikte olmak dünyanın en utanç verici işiymiş gibi, arkadaşlara verilecek bir ceza gibi görüyorlardı. Hani bu dirhemler ayıp örtüyordu?Ben çok var vereyim birazda sizinkileri örtsün diyemedim hiçbir zaman. Derken ablamın evlilik zamanı geldi çattı.

Okuduğum okul tam gün ile eğitim veriyordu. Ve ablamın evlilik masrafları dolayısı ile, okulumda başka bir ilçede olduğundan sadece yol parası alabiliyordum ailemden. bir dönemi, öğlen yemeklerini yemeden geçirdim.Tabi ki buna karşılık okuldan koşa koşa babaannemin dolabında alırdım soluğu. Düğündü dernekti derken geldik lise son sınıfa. Mezuniyet balosunda da istediğimi giyememenin verdiği buruklukla dikildim annemin karşısına. Bir şeyler yapalım dedim. Liseden mezun oldum, aynı yaz Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Polikliniğine doğru düştük yollara.

Doktorum çok sevecen, geç biriydi. Şeker yükleme testleri yapıldı, hatırladığım kadarı ile hormonsal olarak herhangi bir düzensizliğim yoktu. Doktoruma evimizdeki beslenme düzenini anlattım. Bana 10 gr et, 30 gr sebze diye program verseniz bile yapamam dedim. Doktorum bana yiyebildiğim gıdalarda seçici olmamı önerdi, o gıdaların ölçülerini belirledik. Bu arada tedaviye başladığımda Boy;1,52 Kilo; 106 idi. Bu tedaviye iki ay devam ettim, her hafta kontrole gittim geldim. İki ayın sonunda 10 kg verdim. Daha sonra kilo vermem yavaşladı. Doktorum bir ay daha kilo veremezsem, yaü düzenleyici ilaçlar vereceğini söylemişti ki, Sosyal güvencem olmadığı için hastane ya para ödeyin yada gelmeyin dedi ve tedaviyi yarıda bırakmak zorunda kaldık. Aynı yaz bitiminde Üniversiteyi kazanmıştım ve şehir dışına gidecektim.

Üniversitede hem iş hem okul derken iyiden iyiye ekmek arası ve kolanın müptelası olmuştum. Gençliğin verdiği özenti ile alkolde vardı haliyle. Derken iki yıl sonra eve döndüğümde 106 kg ile gittiğim yerden 132 kg olarak geri döndüm. Yeğenim bana çok düşkündür. Teyzem teyzem düşmez ağzından. Okuldan döndüğüm gün o kiloda beni görüp de benden korkunca çaktı bende şimşekler. Dedim tamam artık yeter Melda. Kimse senin için bir şeyler yapamıyorsa sen kendin için yapacaksın.

Eski doktorumun verdiği yöntemi uyguladım, birazda mısırın sapı,limonun suyu,kirazın çöpü ve günde 12 km yürüyüş bir saat fitness ile oldum mu iki ayda 90 kg. Oldum olması nada ben tabi çok iyi bir iş başardığımı düşünüyorum. Sanki o kilolar hiç geri gelmeyecek sanıyorum ben. Her şey iyi güzel giderken, birden kilo veriminin durduğunu ve kendimi yine babaannemin dolabında bulduğumu gördüm. Vücudum isyana gelmiş yeme arzum bedenimi ele geçirmiş gibiydi adeta, birde ofis ortamında bütün gün sürekli oturarak çalışacağım bir işe başladım.

Her şeyimiz ayağımıza geliyor, yemek kartlarımız limitsiz, servis kapıdan alıyor kapıya bırakıyor. Evime uzak bir yerde çalıştığım için malum birde İstanbul trafiği evime çok geç gelir oldum. Tabi buna bağlı olarak ta spor falan kalmadı. Ve Melda tekrar verdiği kiloları aynı hızda fazlası ile geri aldı. Zaten ondan sonrada elimi ayağımı kilo verme işlerinden çektim. Ailem tut boğazını zayıflarsın dedikçe ben babaannemin buzdolabına sığındım. Umutsuz bir genç olarak senelerimi heba ettim. Kilo sorunum yüzünden iş bulamadım, bulduğum işlerde sigortasız az maaşlı işlerdi. Öyle ya işe alırken insanlar bakıyor bunun kendine hayrı yok bize nasıl olacak diyerek işe almıyorlardı beni. Sırf bu yüzden yeni mezunken hayal bile edemeyeceğim çok büyük bir kariyer fırsatını elimden kaçırmış oldum. Sonra aşık oldum :) O gazla sıkı bir diyete girdim yavaş yavaşta olsa kilo veriyordum. Sonra terk edildim... Onun üzüntüsü ile bir ay gibi bir sürede 10 kg kadar verdim. Sonra geçince aşk yarası aynen geri aldım tabi ki :)Öyle böyle derken alıştım böyle yaşamaya, yalnız olmayı da kabullendim.

Aslında kendimle barışıktım çok fazla sorun etmezdim kendime kilomu. Öz güvenim yerindeydi. Kilolu olsam da ben bedenimi değil kendimi seviyordum. Ama ailem bu öz güveni benden aldılar. Çevremdeki diğer insanları geçtim de ilk kendi ailem yaptı bana maalesef. Ne yaşarsa yaşasın, büyük bir azimle inadına gülümseyen bir çocuğu küstürdüler. Bende yorgun mu düştüm bilinmez, bıraktım mücadele etmeyi.

Sonra bir gün telefonum çaldı, nereden buldular bilmiyorum beni ama Radikal gazetesinden arıyorlardı. Sağlık bakanının sözleri ile ilgili röportaj yapmak istediler. Kabul ettim , benim için ilginç bir deneyimdi çünkü. Sonra gazetede basıldığında röportajları okurken, sevgili Tuğçe'nin röportajını okudum. Ameliyat olmuştu, mutluydu. Sonra hemen başladım araştırmaya, ben obezite cerrahisini sadece kelepçe sanırken, karşıma mide balonu çıktı. Onuda biraz deşince tüp mide, gastric baypass derken Tuğçe'ye mesaj attım hemen. Sağ olsun oda hemen beni facebook grubuna ekledi.

Sonra aylarca araştırdım, bütün yöntemler hakkında ne kadar bilgi varsa kafama yazdım. Ailemi ikna edecektim bu kolay bir şey değildi. Hele ki annemi!Bütün ciddiyetimi takındım geçtim annemin karşısına anlattım bütün yöntemleri açıkladım teker teker. Ellerimle resimler çizdim anlattım. Hemen tamam dedi!Yanlış bir şeyler vardı eminim. Annem asla ilk seferinde böyle bir şeye tamam diyecek birisi değildi çünkü. Sonradan gizlicem facebookunda ki mesajları okuduğumda fark ettim ki aslında kabul etmemiş zaten, beni oyalamak için taktikmiş. O sırlar anneannemin kanser olduğu teşhisi konmuştu. Annemde bana anneannen biraz kendini toplasın ondan sonra olur dedi. Oyalıyormuş meğerse. Tabi ben bunu öğrendikten sonra dikildim yine karşısına, bu işte ciddi olduğumu, onunla yada onsuz mutlaka ameliyatı olacağımı söyledim. Annem beni bilir sabit fikirliğimdir biraz. Aklıma koyduğumu yaparım(kilo verme hariç )bu huyumu bildiğinden mecburen tamam dedi.

Çünkü ben ameliyat olacak yolu bir şekilde bulurum , kimseye söylemeden gider olurum.Şimdi mi? Aslında şimdi inanın onların fikirleri bu konuda pek de önemli değil, ama sonuçta ailedir yinede. Onların rızası dışında bir şey yapmak istemiyorum. Bir kaç ay daha beklemedeyim ondan sonra çok büyük bir adım atacağım ve bende yeni hayatıma kavuşacağım. Şimdilik yazabildiklerim bu kadar, aslında eşelersem çok şey çıkacak altından eminim ama okurken kimseyi yormak istemedim. Zaten fazlası ile uzun oldu yazım.Sevgiler...

Senin Oyun : None Genel Ortalama : 5 (7 votes)
Yorumlar
merve80 kullanıcısının resmi

Tüm yorgunluğundan sonra,elini ayağını kaldıramayacak kadar güçsüz, yeniden mücadele edemeyecek kadar umutsuzsundur.Birisi gülümseyerek birşeyler anlatır sana ve olağanüstü bir mucize bekleyen sen bir anda eline güçlü bir silah alarak mücadeleye devam etme gücünü kazanırsın. Ona güvenirsin,onu seversin.
Güven, önce Allah'a sonra kendine ve doktoruna.
Ailen mutlaka ikna olacaktır,onları Murat Bey'le tanıştırman yeterli.

Melda Karaoğlu kullanıcısının resmi

Çok teşekkür ederim yorumunuz için. Sevgiler..

Kurtarın kendinizi zihinsel kölelikten, kendimizden başka kimse özgür kılamaz aklımızı! Korkmayın atom enerjisinden falan hiçbir şey durduramaz zamanı çünkü! "Bob Marley"

özüm kullanıcısının resmi

Meldacım bazı farklılıklar olsa da hepimiz pek çok ümitsizlikler,mutsuzluklar yaşadık. Kimimiz çözümü bulduk ,kimi ulaştı hedefine kimi yarı yolda. Dilerim kendin için en iyi çözümü ,en iyi yöntem ve doktoru bulur,sen de mutluyum ,herşey iyi gidiyor yazarsın en yakın zamanda. Çözüm en umutsuz olduğumuz anda geliyor. Ben boşanmanın ardından depresyondayken çok yakın bir arkadaşım şunu söylemişti. Şu an olabileceğin en dip noktadasın.Merak etme dahası yok,top nasıl hızla yere vuruyorsa o hızla da yukarı fırlayacak. O zaman umut ekmişti içime.İnandım. Sonrasında da gerçek olduğunu,en büyük üzüntülerin bile bir gün bittiğini gördüm. Dilerim senin için de herşey bir an önce yoluna girsin.

Melda Karaoğlu kullanıcısının resmi

İnşallah hepimiz işin her şey çok daha güzel olsun. Sevgiler...

Kurtarın kendinizi zihinsel kölelikten, kendimizden başka kimse özgür kılamaz aklımızı! Korkmayın atom enerjisinden falan hiçbir şey durduramaz zamanı çünkü! "Bob Marley"

CEMREM kullanıcısının resmi

Ameliyatı desteksiz tek başına atlatman zor olacak.Hastanede ve evde yardım ve destek olacak en yakınını arayacaksın.Ailenin rızasını da alarak,inşallah istediğin kiloya ulaşırsın.Sevgilerimle...

Melda Karaoğlu kullanıcısının resmi

Benimde istediğim bu, yalnız veya ailemle hedefime mutlaka ulaşacağım. Sevgiler...

Kurtarın kendinizi zihinsel kölelikten, kendimizden başka kimse özgür kılamaz aklımızı! Korkmayın atom enerjisinden falan hiçbir şey durduramaz zamanı çünkü! "Bob Marley"

tuğçe kullanıcısının resmi

canım arkadaşım yaşantılarımız ne kadar aynı aslında :) orta okuldu liseydi aynı şeyleri yaşamışız.hayal kırıklıklarıyla dolu bir haayat ne çocukluğumuz çocukluk,ne ergenliğimiz ergenlik nede genç kızlığımızı yaşayamadık malesef :( ama şükürler olsunki daha umut bitmeden bilinçlendik dönüm noktamızı bulduk :) radikaldeki ropörtaj olayımız bile aynı bende nasıl bana ulaştıklarını bilmiyoum ama onların sayasinde sana vesile olmuşum :) ben savaşımdaki o büyük adımı attım şimdilik herşey yolunda yolu yarıladım darısı senin başına inşallahhhh :)) hep yanındayım...

[url=http://www.ticker.7910.org/eng][img]http://www.ticker.7910.org/wg__101__13QX0000Nw3-MTAwMTFzfDAxOThsfEtvcmF5IFRFSyYjMzA0O04gTXVjaXplc2kgOik.gif[/img][/url]

Pamukkale Üniv.Hast.
Doç.Dr. Koray TEKİN
Sleeve Gastrectomy(tüp mide)
31.03.2011

Melda Karaoğlu kullanıcısının resmi

Canım benim, iyi ki bizi bulmuşlar, iyi ki seni tanıdım ve iyi ki buradayım. Desteğin için çok teşekkür ederim. Hep beraber daha güzel günler göreceğiz inşallah. Sevgiler kocaman :)

Kurtarın kendinizi zihinsel kölelikten, kendimizden başka kimse özgür kılamaz aklımızı! Korkmayın atom enerjisinden falan hiçbir şey durduramaz zamanı çünkü! "Bob Marley"