Aslında her şey 10 Aralık 1979 günü başlamıştı, sanki o günden geleceği gören doktor doğum kağıdıma doğum ağırlığım olarak 3,900 gr yazacağına yanlışlıkla 9,300 gr yazarak sonu olmayan bir başlangıca imzayı atmıştı.
Ailemin her 2 tarafında da ilk torun olmam, üstelik “Erkek Torun” olmam nedeniyle, el bebek gül bebek büyüdüm, ilkokula kadar elindeki tabakla annemle, ananem hep peşimde gezdiler. Tabi dedelerim de boş durur mu her gün camdan tadellemi uzatırlardı.
Günler ayları kovaladı, bu arada baba tarafından ırsi olan bir hastalık nedeniyle 7 yaşından 18 yaşına kadar kortizon kullandım düzenli olarak, belki bahane ama ben üniversiteyi kazandığımda 1.78 boy ve 113 kiloydum.
Annemin ve kardeşimin baskısıyla kiloyla mücadele için ilk adımımı attım ve 1998’ in yaz tatilini GATA’ da 40 gün diyet kampına girerek geçirdim. İsminin Fahrettin olduğunu hatırladığım bir doktor balon takacaktı bana ama önce bir diyet le zayıflamayı deneyelim dedi. Tam olarak 43 günde 87 kiloya düştüm, balondan vazgeçtik ve okula başladım ve kısa bir zamanda tekrar kilolar geldi ve mezuniyetim 122 kg ile oldu yıl 2002.
2006 yılına kadar ben kilomu korumayı başardım ta ki memleketimi bırakıp, sevmediğim bir şehir de çalışmak zorunda kalıncaya kadar.
Tek yaşamaya başladım, düzenim alt üst oldu, şehre alışamadım, bu arada sonu olmayan bir de gönül ilişkisi yaşayınca, kendimi bıraktım, hep sığındığımız bir bahane var ya “Yemek yemek, Mutlu eder” oldu beni. Kısacası kilolar için bahanem çoktu. Bu arada alkolün ve yanında ki mezelerinde ucu kaçtı biraz ve 2010 yılına geldik. Kilo 180’ leri bulmuş fakat ben cesaret edip tartılamıyorum, en son askerlik şubesinde 160’ ları görmüştüm.
Doktorlarla haşır neşir olmaya başladığım yıldır 2010, önce tansiyon ve aspirin ilacına başladık, sonra kalp bu vücudu taşımıyor dediler, beta bloker dedikleri bir nevi ritm düzenleyici verdiler.
Baktım bu işin sonu yok, cerrahi yöntem için doktor araştırmaya başladım ilk olarak Akdeniz Üniversitesindeki G.Ö. denen doktorla tanışım belki de beni bu ameliyattan en çok soğutan kişi de ta kendisidir. Bu işin ticaretini yapıyorum diye açık yüreklilikle söyler 6.000 TL’ ye anlaştım 40 gün sonra fiyat 8.500 TL ye çıktı ve vazgeçtim. Yolum bir gün obeziteyardım grubuna düştü, oradakilerin referansıyla, Onur Çağrı KUTLU Hocamla tanıştım ama onunda tam yurtdışına gitme zamanına denk geldim beni GATA da Alper ÇELİK isimli hocamızla tanıştırdı, şu an kendisi Tokat Üniversitesindedir. Ben atladım gittim Tokata tetkikler falan her şey tamam hastaneye yatışım yapıldı ama ameliyattan bir gün önce kaçtım hastaneden cesaret edemedim. Narkoz takıntısı var bende.
Tıngır mıngır 2010 Eylül ayına geldim bir şekil de ve kalp yavaş yavaş yoklamaya başladı biraz da ben kafama çok taktım sanırsam. Konya da meram tıp fakültesine yattım, anjiyoya karar verdiler, anjiyo odasına indim, sorumlu doktor dedi ki bizim anjiyo masası 160 kg kapasiteli siz fazlasınız beni tarttılar ve anjiyo için uygun değilsin dediler. Günler sonra hastane dosyamı incelediğimde 194 kg çıkmışım o gün tarıda, baktılar olacak gibi değil, seni bir süre yatıralım, ilaçla tedavi edelim dediler nitratlarla geçici olarak rahatlama sağladılar. Kardiyoloji beni o esnada diyetisyene sevk etti.
24 Ekim 2010, hayatımı değiştiren insan Dyt. Nermin BAŞMAN’ la tanışdığım gündür. Hani derler ya insana birkaç şans verilir hayat ta, benim için de Nermin Hanım la karşılaştığım gündür o 2. şansı aldığım gün. Odasına girdim ve aramızda geçen konuşma şöyleydi hiç unutmam.
+ Buyrun nasıl yardımcı olabilirim.
- Zayıflamam lazım mış benim hocam.
+ Size bir diyet listesi oluşturalım o zaman.
- Hocam öyle kibrit kutusu kadar peynir falan yazacaksanız ben biliyorum onları da ben zayıflayamıyorum.
Konuşmaya devam ettik geçmişimi anlattım biraz.
+ Daha önce nasıl diyet yaptınız.
- Annemle, kardeşim çok istemişti.
+ Yine deneyelim.
- Ben yapamıyorum dedim. Ve bana şu cümleleri kurdu.
+ “Celil Bey artık başkaları için değil, kendiniz için bir şeyler yapın, eğer illa birileri için olacaksa bu sefer de ben istiyorum zayıflamanızı bir deneyelim 1 ay sonra kontrole gelin veremezseniz cerrahi yöntemlere yönelirsiniz.” dedi.
Aylık kontrollere başladık ilk zamanlar kilomu duymak bile istemiyordum ama fark edilmeye başlayınca benim de moralim düzeldi, Dyt. Nermin Hanım en başta bana yapabileceğime inandırdı ve bugünlere geldik.
15 ay geçti Nermin Hanım’ ın yanına ilk gittiğim de 189.6 kg idim şu an 109 kg lardayım .
Bu arada kilo verdiğim halde içimde hep bir korku vardı acaba geri alırmıyım. 140’ lı kilolarda Koray Bey’ le tanıştım ameliyat için gün aldım ve dedim ki hocam bana bir 3-4 ay müsaade verin zayıflarsam kendim verecem yok şayet veremezsem ameliyat olacam diye. Şükür utandırmadı Allah ve yaklaşık 80 kg verdim şimdi hedefim Nermin Hanıma verdiğim söz üzerine önce 99’ u görmek yaz olmadan sonra yazında 89 kiloyu zorlucam bakalım Daha önümde çok yol var ve desteklere ihtiyacım var.
Kısaca böyle işte arkadaşlar birkaç arkadaşım merak etmişler geçmişimi anlatayım dedim biraz aceleye geldi pek düzgün bir anlatım tarzı olmadı, affola bir de unutmadan başta Dyt. Nermin Hanıma ve bana en baştan beri destek olan ablalarıma (tek tek isim yazmayım, unuttuğum olursa fırça atarlar, onlar kendilerini biliyor …) ve Adnan Perçin abime tekrardan teşekkür ediyorum.
Aslında yazdıklarım burada son bulmuştu ama Murat Bey’ in bir yazısı geldi aklıma devam etmek istedim. “Maalesef çok sayıda insan zayıfladıktan sonra tüm problemlerini çözeceğine inanır. Eğer daha zayıf olursa, tüm hayatının daha farklı olacağını düşünür. Fakat gerçek olan, yağın tek başına problemlerinizin kaynağı olmadığı, fakat yanlış giden bir çok şeyi gölgelediğidir.” Bu yazıyı okudun bir gün grupta ve düşünmeye başladım. Haklıydı sanırsam çünkü bende kiloluyken daha Mutlu ve Neşeliydim, arkadaşlarım şöyle takılırlar dı senin Miden gibi “Kocaman Bir de Yüreğin” var derlerdi. Zayıfladıktan sonra eski neşem kalmadı, insanlara şüpheyle bakmaya başladım. Aslın da değişen ben değildim, ben hep aynı kişiydim fakat çevremdeki insanların zayıfladıktan sonra bana karşı tutumlarının değişmesi kısacası daha sık arayıp sormaları onlara şüpheyle bakmama neden oldu. Bu insanlardan kendimi uzak tutmaya başladım. Bu sefer de kilolar senden sevgini de almış götürmüş demeye başladılar. Kim ne derse desin eğer bir insan sevgimi kazandıysa ben ona fazlasıyla karşılığını veririm.
Yani Midem Ufaldı ama Yüreğim Asla…
Dostça ve Sağlıklı kalmamız dileğiyle…
- esesengineer's blog
- Yeni yorum ekle
- 1130 okunma
Valla adım iyiden iyiye Kıskanç Şirineye çıkacak bu çocuk yüzünden ama bunu da göze aldım ,yazıyorum :) Adam 1 hafta sonra girdi şu siteye ,tuttu ratingleri fırlattı ,var mı böyle bir şey :) Çatladım mı gene ne ? Böyle çatlaya çatlaya mı zayıflayacağım acep :)
Ablacım valla çok güldüm Allah cc Razı olsun Ama 187 okunma ile en üstte ben varım sanırsam :)
Yani tek kelimeyle bravoo diyorum. Azmin ve iradenin elinden ne kurtulur ki? Bunu bu dertten muzdarip olanlara harika örneksiniz.Tebrik ediyorum kutluyorum
Canım kardeşim sen hiçbirimizin başaramadığı bir yolda çooook büyük bir adım attın.Bizlerin iki ameliyatla hala gerçekleştiremediğini ameliyatsız başarıyorsun.Helal olsun sana . Bundan sonra geride kalan kilolar işin detayı sadece. Sen kendine güven.Bugünlere öyle geldin. Daha da güzellerine az kaldı. Sen yüreğini aynen muhafaza et,daha önce de söylediğim gibi ,yüreğini hakeden, yüzü kadar gönlü güzel bir yoldaş karşına çıkacaktır. Sevgiyle.
bende tum kalbimle kutluyorum sizi ve basarinizi azminizi anlatacak kelimeler ve cumleler kuramiyorum hayat boyu saglikli mutlu olmanizi diliyorum





